14 Mayıs 2009 Perşembe

Zor Dergisi Kapandı

Sürekli takip ettiğim Türkiye'nin en sağlam metal dergisi Zor dergisinin kapandığını duyduğumda gerçekten çok üzüldüm. Pek çok ilgi çekici yazılar bulunuyordu ve gerçekten çok samimiydi. Yapılan açıklama sanırım dergiyi takip eden kimseyi tatmin etmemiştir. Ancak bizlerde zamanında ufak çaplı fanzin işleriyle uğraştığımız için birazda olsun anlamaya çalışıyorum. Umarım bir şekilde tekrar ortaya çıkar bu oluşum. Dergi editörü Okan'ın yaptığı açıklama aşağıda yer almaktadır.

"ZOR dergisi kapandı!"

"Evet, bu aylar önce yazılması gereken bir yazıydı, ama elim gitmedi bir türlü. Sanırım bizi 12 sayı boyunca takip edenlere bir açıklama borcumuz var.

Dergiyi 2002′de kurduğumuzda bizi buna iten etrafta kafamızdaki gibi bir dergi olmamasıydı. Kendi fikrimize göre ortaya düzgün bir şeyler koymak ve yine kendimize göre insanları bilgilendirerek kaliteli müzik dinlemeye yönlendirmek amacıyla yola çıktık ve zamanla şahane bir ekip kurduk.

Aradan zaman geçti, ekip öyle şahaneydi ki dergiden kimin ayrıldığı, dergiye kimin girdiği belli bile olmuyordu. Sistem müthiş işliyordu.

Aklımızda tek bir şey vardı, bu ülkedeki metal dinleyicileri iyi bir dergiyi hak ediyordu ve o derginin de kendini bile zamanla aşması gerekiyordu.

Burada, “iyi dergi yok muydu bu ülkede, ne sanıyorsunuz kendinizi” tepkileri gelecektir, bu ülkede bunlar normal. Takip edenler biliyor, biz kimseyle polemiğe girmedik, işimize baktık. Başka dergileri ne rakip olarak gördük, ne de küçümsedik.

Sadece farklı bir şeyler ortaya koymaya, zoru başarmaya çalıştık ve aslında yapılması gerekeni yaptık, fazlasını değil.

Türkçe’yi elimizden geldiğince doğru kullanmaya çalıştık, röportajları çok ciddiyle aldık, saatlerce soru düşündük, araştırma yaptık ve gruplara “grubu niye kurdunuz, neden metal?” gibi saçma sapan sorular sormadık, İngilizce yapılan bir röportajda, İngilizce şarkı sözü yazan bir gruba, “şarkı sözlerinizde ne anlatıyorsunuz” diye sorup, “açıp okusana” yanıtını almadık, sadece arkadaşımız olduğu için hayatta bir daha dinlemeyeceğimiz albümlere/demolara methiyeler düzmedik, şirketlerden reklam alabilelim diye albümlerine hak ettiklerinden yüksek puan vermedik, dürüst olduk, başkalarının sorularını, albüm kritiklerindeki cümleleri çalmadık, başkalarının röportajlarını alıp çevirmedik hepsini kendimiz yaptık. Derginin tasarımı, dağıtımı, poşetlenmesi, kargolanması bile hep ekip tarafından yapıldı. Sonuçta kendimize göre Zor’u başardık. 3 ayda ya da 6 ayda bir çıksa da Zor, istediğimiz hale gelmiş, hatta ummadığımız kadar büyümüştü.

Dergide de bunu anlattık, ekip birbirinden alakasız adamlarla doluydu. Vergi denetçileri, banka müfettişleri, Birleşmiş Milletler çalışanları, avukatlar ve öğrenciler sadece yazmayı sevdikleri için yazıyorlardı ve para bu dergi için hiçbir zaman önemli olmadı. Hiçbir yazar para istemedi, dergi de para kazanmak için kurulmamıştı zaten. Sonraki sayının matbaa parasının çıkması yetiyordu bize.

Zamanla renkli sayılar çıkarmaya başladık, röportaj ve yazı konusunda zaten kendimize göre tavan yapmıştık. En zor gruba bile “Zor” sorularını buluyor şahane yanıtlar alıyorduk. Ulaşılmaz dediğimiz gruplara ulaştık, tasarımımız da gelişti, tasarımcılarımız reklam ajanslarından iş teklifi aldı. Bunları yaparken tabi ki bu işleri iyice öğrendik, kendimizi geliştirdik.

İşte bu sürekli ileriye gitme prensibi derginin sonu oldu. Bunun için neredeyse 2 yıl uğraştık, Yaysat gibi dağıtımcılarla anlaşma safhasına geldik. Buradan sonrası bir itiraf niteliği taşıyor sanırım. Bir ara ekibi güçlendirip piyasaya daha çok hitap eden yazılar yazdıracak adamlar ayarlamayı düşündük.

Ekibe güvenip aylık olacağımızı dergide de yazdık.

Zor aylık olup mecburen piyasaya hitap eden bir dergi olacaktı ve o kadar işinin arasında dergiye saatlerini ayıran o insanlara istemeseler de para verebilecektik nihayet. Maalesef bunun bu ülkede piyasaya hitap eden şeyler sunmadan başarılamayacağı biliyorduk. Sonra bunun denemesini yaparken gördük ki doymuşuz biz, para için bu işi yapamazmışız.

Bu sürekli “daha iyisini çıkaralım” ilkesini ekibe yayarken, bir gün daha iyisini yapamayacak hale gelince, aşacak bir engel kalmayınca motivasyonu sağlayan tek şeyin okuyucu mailleri olduğunu düşünememişiz.

Neticede, 3 ayda ya da 6 ayda bir yayımlayarak bu dergiyi bu formatta yıllarca çıkarabilirdik. Ama biz kendi zorumuzun üstesinden gelmiştik. Bunu anlamak bazılarına güç gelebilir, eldeki şartları göz önüne alınca ortaya çıkan son şeyi tekrarlamaktan öteye gidemeyecektik ve bu bize yetmeyecekti. Belki de daha önce bırakmalıydık zaten. Buraya kadar devam etmemizin nedeni de okuyucuların desteğidir.

1000 kişiydiniz belki ama “bizim ne yaptığımız anlıyor, alıyorlar dergiyi” diyorduk, bir anlamda okuyucuya saygısı olduğu için kapandı bu dergi.

Belki bir gün tekrar uğraşırız bu işle, ama şu an çok uzak gözüküyor.

12 sayı boyunca dergiyi takip ederek bizi destekleyen, eleştirileriyle bizlere yol gösteren, “dergi bana müzikal anlamda çok şey kattı” gibi cümleleriyle bizlere moral aşılayan tüm okuyuculara, derginin dağıtımı, baskısı ve hazırlanmasında emeği geçen herkese dergi adına teşekkür ederim.

Hoşça kalın

OK

2 Nisan 2009 Perşembe

Edna - "Günışığında Masallar" (Sağlam Grup)

Myspace'te karşılaştım Edna ile. Paylaşmak istedim. Çok sağlam bir grup. İndirip dinlerseniz birşey kaybetmezsiniz sanırım (kota durumları varsa orası ayrı :D). Bana hak vereceğinizi umuyorum. Sitelerinde yer verdikleri açıklamayı ve albümlerini indirme linkini yayınlamak bir görevdir bizim için...

"2003 yılında Bursa’da kurulan EDNA metal ve rock ağırlıklı coverlar ile çeşitli konserler vermeye başladı. Bursa, İzmir ve Eskişehir’de konserler veren ve bilimum yarışmalara katılan grup çeşitli üye değişikliklerinden sonra bugünkü kadrosunu oluşturdu. Heavy Metal ve alt türlerini harmanlayıp özgün bir sound oluşturmayı seven grup içinde İngilizce ve Türkçe bestelerinin bulunduğu 9 şarkılık ‘Günışığında Masallar’ adlı demo - albümü meraklılarıyla internet üzerinden paylaşıma açtı. Myspace üzerinden tamamı ücretsiz dinlenebilecek albüm ayrıca aşağıdaki linklerden, içinde artwork ve şarkı sözleri olmak üzere yine tamamen ücretsiz bir şekilde indirilebilir."

Download:
http://rapidshare.com/files/209288068/Edna_-_G__nae___ae_ae_ae_na_Masallar__2009_.rar

www.myspace.com/ednarock

30 Mart 2009 Pazartesi

Iraklı Metal Mültecileri Türkiye'de (Belgesel Video)

Iraklı grup Acrassicauda için hazırlanan belgeselde grubun Türkiye'ye gelişi ve burda yaşadıkları anlatılıyor.

Video izlerken sorun çıkarsa direk link burada...

Diken - İsyan

Yeni bir albüm çıkaran Diken bunu sessizce ve derinden yaptı. Duyumlara göre bu gerçekten son albüm olacakmış "Diken" için.

Pek çok eleman değişikliği yaşadı grup ancak her defasında yeniden dirilip yeni bir albüm yaptı, 90'ların başından bugüne kadar. Taylan Ayık (Gitar-Vokal) aslında grubun herşeyi gibi duruyordu. Sonra Fatih Balcı (Bas Gitar) ile çok sağlam bir kadro oluşturup türk metal piyasasında ses getiren Hedef Büyük albümünü yaptılar. Sonradan pek çok sorun çıktı, anlaşmazlıklar vs... Ancak sonra ne olduysa grup yeni bir albüm yapmak istedi. Ay Batarken yeni bir kadro ile kaydedildi, tabi Taylan Ayık vokalleri üstleniyordu. Derekn tekrar anlaşmazlıklar derken Diken tekrar birleşmemek üzere dağıldığını açıkladı.

Aradan 5 sene geçti ve Taylan Ayık solo projesi için kolları sıvamıştı ki Diken isim haklarının yüzde ellisine sahip Fatih Balcı ile anlaşıp albümü Diken adı altından yayınladı. 2008 sonlarında çıkan bu albüm gerçekten çok sıkı sözlere ve sounda sahip. Kendi hislerimi, düşüncelerimi aktarırsam, Taylan Ayık olmadan bir Diken albümü düşünemiyorum. Artık grup tekrar birleşme kararı alırmı, alırsa neler yapabilir bunların hepsi bir tartışma konusu. Gönül isterki çok sağlam geri dönüş konserleri yapabilsinler. Bunların hepsi bir hayalden öte gidemez sanırım...

Albümü satın almak isteyenler buraya tıklayabilirler...

7 Mart 2009 Cumartesi

Opeth Türkiye'de

17 nisanda İstanbul'da sahne alacak Opeth grubunun Türkiye turnesi kapsamında ikinci ayağı olarak 18 nisanda İzmir'e gidiyor. Basın açıklamasında şöyle deniliyor:

"Sınıflandırılamayan tamamen özgün tarzıyla Opeth 17 Nisan 2009 tarihinde Anadolu Gösteri Merkezi'nde hayranlarıyla bir kez daha buluşacak.

Opeth her alanda post çağların yaşandığı günümüzde, herkesten farklı ve benzersiz olmayı başarmış, çoğu hayranınca “müzikten öte” olarak görünen gerçek bir efsane halini almış ve her albümü, her şarkısıyla dinleyenlere farklı kapılar açan, heyecanlar yaratan bir grup. Özellikle “Morningrise” albümü ile müzik dünyasında ilk şoku ve depremi yaşatan Opeth, fanatik hayranların taptığı Mikael Akerfeldt ve diğer elemanlarıyla, gelecekte de kendi tarzında müzikal standartları belirleyecek gibi gözüküyor.

Turnenin diğer şehirleri hakkında detaylı bilgiler çok yakında açıklanacak."


Normal Bilet: 39,00 TL
Sahne Önü: 56,00 TL  olarak açıklandı
.

Bilet almak isteyenler İstanbul için buraya, İzmir için buraya tıklasınlar...