Biyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2009 Pazartesi

Türkçe metalcore: İLLET

Son yazılarıma müzikle ilgili yazılar yer vermemiştim şimdi sizlere bir türk metalcore grubu olan İllet'ten biraz bahsedeceğim..

İllet, Türkçe Metalcore yapan İstanbullu bir grup ve bunu da kayıtları ve canlı performanslarıyla olsun baya güzel yapıyorlar. Zeytinli rockfest 2008'te çalmışlar, Ankarock.com da da bir röportajı yayınlanmış, Kayseri'den yayın hayatına başlayan, bizim de yakından tanıdımığımız yeni fanzin norazine'in ilk sayısında röportajları yayınlanmış, rock&metal dergisi olan Blue Jean'in eylül sayısındaki patlayıcı madde bölümünde tanıltılmış olan grup biraz başarılı biraz da istanbulda olmanın şansıyla yollarına devam ediyorlar..

7 tane kayıtları var, bunlara download kısmında erişebilirsiniz. Metal müzik bir yaşam tarzı değildir diyen grup elemanları, sadece müzik yaşam tarzı olabilir diye belirtmişler. Şuan 1 elemanları Ankara'da asker O'nada buradan hayırlı teskereler diyorum.. Taksim'de kemancı, peyote, bronx, studio live, sincity, ekşilimon, numb bar, gitar cafe, eskişehir'de hayal, bursa'da çaçaron gibi birçok mekanda çalarak istanbul piyasasında yerlerini almışlar. Gruptaki herkes okuyor, doğal olarak askerdeki arkadaş hariç. Hukukçu, mühendis, psikolojide okuyan arkadaşların müziğe alışmaları zor değil..


^^ "İllet” kelimesi metal müzik tavrını iyi yansıtıyor bize göre. Dışarıdan bakıldığı zaman da toplum normları içinde bir çeşit illet gibi tanımlanabilir metal müzik. Bunun dışında ismimiz düşüncelerin, fikirlerin, sanat ürünlerinin beyinler arasında birer virüs gibi yayıldığını söyleyen kültür kuramları ile de bağlantılı. Bunu grubumuzun görsel konseptiyle de yansıtmaya çalışıyoruz.^^ Logolarını da virüsten esinlenerek yapmışlar. Logoyu virus şekli olarak tanımlıyorlar..

Ayrıca kendi çabalarıyla çektikleri bir videoları var.

3 Kasım 2009 Salı

Gruba kırmızı tutkunluğundan yola çıkılarak ALYUVAR adı kondu

Her şey Deniz ve Marat'ın (doğduğu yer: Rusya) 2008 yılının başında bir partiye müzik yapmak üzere davet edilip - bir sendikanın yılbaşı partisiydi - oradan para yerine çiçek alarak ayrılmaları, ve en azından o akşam eve ekmek götürmek için kendilerini sokağa atmalarıyla başladı. Yaklaşık yarım saat sokakta müzik yaptılar. Topladıkları parayla eve ekmek götürmekle kalmayıp, kendilerine de bir restoranda bir güzel ziyafet çektiler. Parti için nasılsa prova yapmışlardi, ertesi hafta tekrar yollara döküldüler. Deniz ömründe ilk kez Uzun ince bir yoldayim, Odam kirec tutmuyor’u söyledi, kliplerin çekildiği o gün.

Repertuvarlarında yüzde 50 Ingilizce, yüzde 30 Ispanyolca, yüzde 20 Türkçe parça vardı. Alman izleyiciler bile en çok Türkçe parçalarda durup dinlemeye başlayınca, repertuvar yeniden oluşturuldu; bu durum zamanla yüzde 80 Türkçe, yüzde 20 Ingilizce ve Ispanyolca haline geldi. Türkce parçaları Marat bilemediği için, Deniz durumu kontrol altına aldı, ona bütün akorları ögretti.

Birkaç ay sonra Daniel (doğduğu yer: Almanya) bass-trombonuyla katıldı Deniz ve Marat'ın sokak konserlerine, üclü olarak, kendilerine „Rotsuchttrio“ (kırmızıya tutkun üçlü) adını verdiler. Haliyle iki delikanli arada bir rap yapma heveslerini de gideriyorlardı. Yine birkaç ay sonra, 1 Mayis 2009'da Güldeste, Deniz'in yeğeni olur, semester tatilinde geldiğinde "hadi ben de bir çalayım" diye onlara katıldı. Peter de (doğduğu yer: Italya) aynı gün "yoldan geçerken, öylesine bir uğrarım" demişmiş bir gün önce, konserin ortasında katıldı gruba, o gün büyük kalabalıklar önünde şarkılar söylendi. O kadar büyük beğeni toplayınca, ertesi günü de boş durmadılar haliyle. Daha önceden birlikte bir prova olayı gerçekleşmeden o konserler oldu, herkes doğaçlama gücünü kullandı. Güldeste parçaları melodileriyle süsleyerek, büyük bir eksikliği giderdi. Peter de güçlü percussionuyla Deniz’i acemice cajon’a vurmaktan kurtardı.

Yeni gruba kırmızı tutkunluğundan yola çıkılarak Alyuvar adı kondu. Hepsi de Türkçe ve Balkan kökenli parçalara hayran oldukları için, repertuvar daha da genişledi, ama erkek üyelerin hiç biri de Türkce şarkıları tanımadıkları icin, Deniz ve Güldeste kaş, göz, el ve ayak hareketleriyle durumu idare ediyorlardı. Sokak konserleriyle birlikte Cafe'lerde konser verme teklifleri de arttı.

Ağustos 2009'da Alyuvar Olympos gezisine gitti cümbür cemaat. Gezi dönüşü Yeşiller (Die Grünen /Bündnis90) partisinin seçim kampanyasındaki bütün partilerde çalıp, Türkçe ağırlıklı parçalarla Alman dinleyicileri coşturdular (Myspace’deki konser kayıtları).

Eylül 2009'da Güldeste'nin de seçim kampanyası konserlerine katılmak üzere geldiğinde, bir stüdyoya kapanıp, ilk demolarını tonmeister bir arkadaşları sayesinde yaptılar. Konserlerde cd'ler kapış kapış gitti. Myspace'de Alyuvar için bir sayfa açtılar. Bundan üç hafta önce değerli genç arkadaşlar Fatih Yavuz ve arkadaşı Fatih Esat bu fan sayfasını açtılar Alyuvar icin. Şu anda yine herkes konser¬vatuvarlarina dağıldı, zira herkes kendi klasik ögrenimiyle ugraşıyor, bir dahaki semester tatilinde yine görüşmek üzere...

Türkçe parçaları çalıp söylemenin Güldeste ve Deniz’in vatan özlemini gidermelerinde çok faydası var; Almanlara inadına Türkce dinletmek de ayrı bir zevk tabi. Grubun tüm erkek elemanlarına minnet¬tarlıklarını belirtmek istiyorlar bu vesileyle. Vielen Dank Daniel, vielen Dank Marat, vielen Dank Peter.

Fatih ve Fatih’e ayrıca sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz, bizi sizlerle yakınlaştırdıkları için.

Ve tabi ki, siz sevgili arkadaşlarımıza, dinleyicilerimize tatlı sözlerinizden, desteğinizden ötürü en içten sadakatimizi, sevgilerimizi iletiyoruz buradan.

Anlaşılan o ki, bir Istanbul-Beyoglu yolu göründü bizlere ufaktan ufaktan…


ALYUVAR

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.

Orhan Veli Kanık

30 Ekim 2009 Cuma

ALYUVAR

Sizlere birbirlerini sokaklarda çalarak ve söyleyerek bulan 5 tane müzisyeni tanıtacağım.. İlk zamanlarda doğaçlama olarak devam eden bu güzel ve yetenekli insanların bir sürü kayıtları var. Avrupanın çeşitli şehirlerinde sokaktaki insanları eğlendirerek, cep harçlığı kazanarak kendilerini geliştirmişler. Vokalist Deniz, kendilerine Hemoglobinin Türkçe karşılığı olan Alyuvar demeyi uygun görmüş.. Müzikal alt yapıları çok güçlü ve geçmişte belli bir eğitimden geçtikleri belli. Şarkılara dolgunluk veren vurmalı çalgı olan cajon ve basstrombone çok güzel bir ikili oluşturmuşlar.. Bu mükemmel müzikal çeşitliği bana etkileyici bir şekilde yaşattılar.. Bereber her nerde olursa olsun çalışmak çalmak ... kısaca destek için yanlarında olmak isterim..

Vocals: Deniz
Violin: Güldeste
Guitar: Marat
Basstrombone: Daniel
Percussion: Peter

Ayrıca kendi myspace sayfalarında "1 stylish violent violin tryin to rock with spanish-turkish-folk-music" diye adlandırmışlar, anlam kaybı olmaması için direk ingilizcesini yazdım. Son olarak sizlere myspace facebook sayfalarını vereceğim.. iyi dinlemeler..
www.myspace.com/alyuvar
www.facebook.com/alyuvar



7 Eylül 2009 Pazartesi

::Death Angel::

Biraz araştırmayla bu grubun 5 filipinli kuzenin amerikaya taşınmasıyla kurulduğunu öğrenebilirsiniz. Tarih 1983 yılını gösterdiğinde Heavy Metal Insanity adındaki ilk kayıtlarıyla yeni yeni ortaya çıkmakta olan thrash olayına giriş yaparlar. Bu demo fazla ses getirmesede kayıtlarda kirk hammet ın katkılarından dolayı iyi bilinen bir demodur. Ardından gelen Kill As One isimli demo grup için dönüm noktası olmuştur. Ancak albüm için 1987 yılına kadar beklemeleri gerekmektedir. Enigma Records tarafından keşfedilen grup The Ultra Violence albümünü cayır cayır piyasaya sürmüştür. Yavaş yavaş tanınmaya başladıkları bu albüm sonrasında pek çok konser vererek hayran kitlesini genişletti. 1988 senesinde ikinci albümleri olan Frolic Through The Park ı çıkaran Death Angel 1989 senesinde Motörhead ile turneye çıktı ve o sene Geffen Records ile anlaştılar. Herşey çok güzel ilerliyordu ve ardından 1990 yılında üçüncü albümleri Act III raflardaki yerini aldı. Birde bir şeyler ters gitmeye başlamıştı grupta ve ayrılıklar yaşanmaya başladı. Grubun adı değişti (The Organization)(!). Yeni isimleriyle 1993 ve 1995 yıllarında iki albüm yayınladılar (The Organization ve Savor The Flavor). Dennis punk müzik icra eden bir grup; Andy, Rob ve Mark ise bu sefer Swarm isimli bir grup kurarlar. 1999 senesinde bu sefer Swarm ismiyle Swarm ve 2002 yılında ise Beyond The End albümlerini çıkarırlar. Birden akılları başlarına gelen (bu şahsi görüşümdür) grup elemanları Testament grubunun vokalisti Chuck Billy için 2001 yılında San Francisco da düzenlenen konserde sahne almak üzere yeniden biraraya geldi ve grup için bir dönüm noktası da bu olmuştur. 2004 senesinde The Art Of Dying albümünü yayınlayan grup şı sıra albüm açısından sessizliğini korumakta fakat konserlere de devam etmektedir. Unutmadan grubun birde DVD si çıktı geçtiğimiz sene (Sonic Beatdown Live In Germany). Rockhard Festival 2007 ve Adelsheim 2008 konserlerini içeren bu çalışma, içinde aynı zamanda grubun video kliplerini de içermekte. Son albümleri olan The Art Of Dying gerçekten güzel bir geri dönüş albümü olmuş. Sırf bu albümün hatrına gaza gelip bu tarihçeyi kaleme almak istedim. Bu grup thrash soundu için gerçekten farklı bir lezzet. Son olarak grup elemanlarının isimleri ve grubun albüm tarihçesini (discography) yayınlamak istiyorum.
DEATH ANGEL
2004 The Art Of Dying - Nuclear Blast
1992 Leatherface: Texas Chainsaw Massacre 3 Soundtrack
1991 Speed Metal Compilation

1990 Fall From Grace - Enigma
1990 Act III - Geffen
1988 Frolic Through the Park - Enigma
1987 The Ultra-Violence - Enigma
1986 Easternfront 3 - Live at Ruthies Inn
--------------------------------------------------------------------------------
THE ORGANIZATION
1995 Savor the Flavor - Unsafe Unsane
1993 The Organization - Unsafe Unsane
--------------------------------------------------------------------------------
BIG SHRIMP
2000 Triple X Records
1998 Big Shrimp - Kranked-Up Records
--------------------------------------------------------------------------------
SWARM
2002 Beyond the End - Mausoleum

www.myspace.com/deathangel

http://www.deathangel.com/

2 Nisan 2009 Perşembe

Edna - "Günışığında Masallar" (Sağlam Grup)

Myspace'te karşılaştım Edna ile. Paylaşmak istedim. Çok sağlam bir grup. İndirip dinlerseniz birşey kaybetmezsiniz sanırım (kota durumları varsa orası ayrı :D). Bana hak vereceğinizi umuyorum. Sitelerinde yer verdikleri açıklamayı ve albümlerini indirme linkini yayınlamak bir görevdir bizim için...

"2003 yılında Bursa’da kurulan EDNA metal ve rock ağırlıklı coverlar ile çeşitli konserler vermeye başladı. Bursa, İzmir ve Eskişehir’de konserler veren ve bilimum yarışmalara katılan grup çeşitli üye değişikliklerinden sonra bugünkü kadrosunu oluşturdu. Heavy Metal ve alt türlerini harmanlayıp özgün bir sound oluşturmayı seven grup içinde İngilizce ve Türkçe bestelerinin bulunduğu 9 şarkılık ‘Günışığında Masallar’ adlı demo - albümü meraklılarıyla internet üzerinden paylaşıma açtı. Myspace üzerinden tamamı ücretsiz dinlenebilecek albüm ayrıca aşağıdaki linklerden, içinde artwork ve şarkı sözleri olmak üzere yine tamamen ücretsiz bir şekilde indirilebilir."

Download:
http://rapidshare.com/files/209288068/Edna_-_G__nae___ae_ae_ae_na_Masallar__2009_.rar

www.myspace.com/ednarock

30 Mart 2009 Pazartesi

Diken - İsyan

Yeni bir albüm çıkaran Diken bunu sessizce ve derinden yaptı. Duyumlara göre bu gerçekten son albüm olacakmış "Diken" için.

Pek çok eleman değişikliği yaşadı grup ancak her defasında yeniden dirilip yeni bir albüm yaptı, 90'ların başından bugüne kadar. Taylan Ayık (Gitar-Vokal) aslında grubun herşeyi gibi duruyordu. Sonra Fatih Balcı (Bas Gitar) ile çok sağlam bir kadro oluşturup türk metal piyasasında ses getiren Hedef Büyük albümünü yaptılar. Sonradan pek çok sorun çıktı, anlaşmazlıklar vs... Ancak sonra ne olduysa grup yeni bir albüm yapmak istedi. Ay Batarken yeni bir kadro ile kaydedildi, tabi Taylan Ayık vokalleri üstleniyordu. Derekn tekrar anlaşmazlıklar derken Diken tekrar birleşmemek üzere dağıldığını açıkladı.

Aradan 5 sene geçti ve Taylan Ayık solo projesi için kolları sıvamıştı ki Diken isim haklarının yüzde ellisine sahip Fatih Balcı ile anlaşıp albümü Diken adı altından yayınladı. 2008 sonlarında çıkan bu albüm gerçekten çok sıkı sözlere ve sounda sahip. Kendi hislerimi, düşüncelerimi aktarırsam, Taylan Ayık olmadan bir Diken albümü düşünemiyorum. Artık grup tekrar birleşme kararı alırmı, alırsa neler yapabilir bunların hepsi bir tartışma konusu. Gönül isterki çok sağlam geri dönüş konserleri yapabilsinler. Bunların hepsi bir hayalden öte gidemez sanırım...

Albümü satın almak isteyenler buraya tıklayabilirler...

17 Kasım 2008 Pazartesi

Lacrimas Profundere

Lacrimas Profundere, Oliver Nikolas Schmid tarafından 1993 yılında Almanyada kurulur. Oliver, grubu kurma hikâyesini ise şöyle anlatır: "Paradise Lostu ilk defa dinlediğimde çok beğendim, ve bu tür müzik yapan grupları araştırdım. Çok azdı, ve ben de grubu kurmaya karar verdim." Grup ilk önce Dark Eternity ismiyle kurulur. Ancak, grup elemanlarının daha önce hiç kullanılmamış ve değişik bir isim olmasını istediklerinden dolayı grup "göz yaşı dökmek" anlamına gelen "Lacrimas Profundere" ismini alır. Grup ilk kurulduğu zamanlarda, bu tarz müziği icra eden ender gruplardandı. Gruptaki birkaç eleman değişikliğinden sonra, 1995 yılında gruba "Anja Hötzendorfer" (keman ve female vokal) dahil olur. Genel hazırlıklar tamamlandıktan sonra, grup artık albüm çıkartmaya hazır hale gelir. 1994 yılında "And The Wings Embraced Us" isimli albümlerini kayıt ederler. "Perverted Taste" isimli firma grupla ilgilenir ve anlaşma sağlanır. Ve 1995 yılının nisan ayında, doom metal camiasına kendilerini tanıtacakları ilk albümleri "And The Wings Embraced Us"ı çıkartırlar. 1997 yılına gelindiğinde grup "Witchhunt Records" ile anlaşır ve "La Naissance D Un Reve" isimli albümlerini çıkartırlar. Albümde keman ön plandaydı. Yine aynı yıl grup "The Crown Of Leaving" isimli "EP"sini kaydeder ve 1998 yılında ise "The Embrace And The Eclipse" adlı "EP"sini kayıt eder. Lacrimas, 1998 yılında daha da ünlenir ve "Lacuna Coil, The Gathering, Darkseed ve Haggard" gibi gruplarla konserler verir. Aynı yıl içerisinde grup Avusturyalı "Napalm Records" ile anlaşma sağlar ve "Lungfull Stüdyoları"na girer. Burada büyük ses getirecek "Memorandum" albümünü kayıt eder Lacrimas. Albüm çıktıktan sonra, dünyanın her yerinden olumlu tepkiler alır. Albümde "The Crown Of Leaving" ve "The Embrace And The Eclipse" isimli şarkılar tekrar kaydedilir ve albümdeki güzel şarkılar olarak yerini alırlar. Gereksiz hiçbir şarkının olmadığı bu albüm, baştan sona melankoli, acı ve üzüntü dolu. "Memorandum" albümünden sonra grupta ayrılıklar başlar. Lorenz Gehmacher (bateri) ve Ursula Riedl (harp) ailevi nedenlerden dolayı gruptan ayrılır. İkisinin dışında Anja Hötzendorfer de gruptan ayrılır. Grup Leipzipdeki Gothic Meeting festivalinde çaldıktan sonra, bass gitarist Markus Lapper de gruptan ayrıldı. Lorenzin yerini Darkseedden Willi Wurm ve Markusun yerini yine Darkseedden Rico Galvagno doldurur. Ve yeni albüm için çalışmalara başlanır. 2001 yılında "Napalm Records" ile anlaşma devam etmektedir ve grup tekrar Memorandum albümünün kayıt edildiği "Lungfull Stüdyoları"na girer. "Burning: A Wish" albümünü kayıt ederler. "Burning: A Wish" albümünde ilk üç albümde olduğu gibi brutal vokal ağırlıklı değildi. Brutal vokalin yerini artık clean vokaller almıştı. Albümde biraz Katatonia etkileşimi de hissediliyordu. Fakat her ne olursa olsun "Burning: A Wish" güzel bir albümdü. Oliver, "Burning: A Wish" albümü için Lacrimasın müzikal kariyerindeki en güzel albümü der. "Burning: A Wish"in hemen ardından 2002 yılında "Fall, I Will Follow" isimli albümünü çıkarttı Lacrimas Profundere. "Klangschmiede Stüdyoları"nda, "Markus Stock"ın prodüktörlüğünde kayıt edilen albüm yine "Napalm Records" aracılığıyla müzik dünyasına sunuldu. "Fall, I Will Follow" albümünün kayıtlarından sonra "Rico Galvagno" gruptan ayrıldı ve yerini "Daniel Lechner" aldı. "Daniel Lechner" ile yoluna devam eden grup, iki yıl aradan sonra, geçtiğimiz yıl "Ave End" isimli albümünü çıkarttı. Müziklerine "Rockn Sad" ismini veren grup, güzel tepkiler aldı. Albümde, albümün ismini taşıyan "Ave End" ve "Amber Girl" parçaları dikkat çekiyordu. Lacrimas ülkemizde ilk olarak Paradise Lost ile 2003 yılında ve 2004 yılında "Zoofest"te olmak üzere iki başarılı konser verdi.

Kaynak :  www.rockdays.net

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Hypocrite Project

Memleketimizde pekte alışılagelmiş bir durum değildir tek kişilik proje. Heleki bu şekilde... Gayet başarılı bulduğum bu çalışmaları yapan Barış Karabay'ın ismini ilk kez Uşak Rock Fest. organizasyonunda duymuştum. Yakında bir de röportaj gerçekleştireceğim Barış'ın  Hypocrite Project ve bu proje hakkındaki bilgileri kendi kaleminden okuyalım.

"Hypocrite Project; 2007 yılında Barış Karabay tarafindan hayata geçirildi. 3 şarkıdan oluşan ilk demo çalışması 'Hypocrite' i İzmir Negative Stüdyoları' nda kaydetti. 5 saatlik emeğin ürünü ve oldukça amatörce olan kayit , belkide tüm enstrumanlarin, sarki sözlerinin, vokallerin, düzenlemelerin tek kisiye ait olmasindan, ve tum enstrumanlarin canli kaydedilmesinden dolayi, bircok web sitesi ve fanzinlerden olumlu yorumlar aldi. Demodan 5 ay sonra 'T.M.R' isimli single yayınlandı.

Demolardan sonra yaklasik 1 sene süren albüm calismalarina baslayan H.P, 2008 agustos'ta 'A' adli albümünü internet üzerinden yayınladı.

Hypocrite Project'te sarkilarda islenen genel tema, din-felsefe ve insandir. Ancak cogu metal gruplarinin aksine, dine saldirmak, yakip yikmak yerine, dinin yanlis yorumlanmasi, yanlis kisilerin yanlis isler yapmasi, cennet-cehennem gibi temalar H.P şarkılarında islenmektedir.

Muzigin surekli gelisen birsey olduguna, ve iyi muzikten daha iyi bir muzik olduguna, bundan dolayi iyi muzik diye birsey olmadigina inandigim icin H.P olarak yorumlariniza cok deger veriyorum. Lutfen 'A' hakkindaki yorumlarinizi myspace'deki mesaj kismindan yada mail (hypocrite.666@hotmail.com) olarak lutfen bana ulastirin. Mümkün olduğunca mesajlariniz cevapsiz kalmayacaktir.

Bu projenin bu hale gelmesinde buyuk destegi olan hayat arkadasima sonsuz sevgilerimi ve tesekkurlerimi sunarim... Metalsiz kalmayın!"

www.myspace.com/hypocriteproject
hypocrite.666@hotmail.com

Albümü indirmek için : http://rapidshare.com/files/138327805/A.rar